27 Ekim 2011 Perşembe

Geçmişi Şimdi Yaşarken...

Ülkece kolay olmayan bir dönemden geçiyoruz...Hepimiz derinden sarsıldık...Hepimiz tek yürek olduk, karınca kararınca katkıda bulunduk...Önemli bir özelliğimizi hala kaybetmemiş olmamız ne kadar mutluluk verici.

Biraz bekledim bir şeyler yazmak için, duygularım yatışsın, sağlıklı tesbitler yapabileceğim bir noktada bir şeyler yazmalıyım dedim.

Kendime baktım, deprem konusunda ne biliyorum diye...İlk anda nasıl yardım edebileceğimi, nasıl davranacağımı biliyor muyum?

Malesef 1999 depreminden kalan birkaç bilgi kırıntısından başka hiç bir şey yok belleğimde, umarım sizler benden daha iyi durumdasınızdır.

Deprem bizim gerçeğimiz...Bir ara özel olarak biraz ilgilenmiştim...Aslında mevcut haritaların bile zaman zaman yetersiz kaldığını öğrenmiştim.

Bugün yaşadıklarımız şaşırtıcı mı sizce...Zamanın üç boyutu açısından baktığımızda hiç şaşırtıcı değil aslında. Bugünü kim yarattı ? Bizler değil mi. Bizler seçimler yapıyoruz, kararlar veriyoruz, sonuçlar ortaya çıktığında da hiç birimiz  sorumluluk almıyoruz. DEVLET, DEVLET, DEVLET. Evet suçluyu bulduk, yaşasın, biz sorumluluktan kurtulduk, vicdanımız rahat.

Hiç araştırdık mı acaba oturduğum bina ne kadar dayanıklı, yaşadığım şehir hangi risk grubunda. 

Benim bir birey olarak, kimseden beklemeden yapabileceğim bir şeyler yok mu acaba hayatımda.  Bugün, gelecekte yine benzer sahneleri yaşamamak adına neler yapabilirim acaba.

Sevgili hanımlar her zaman olduğu gibi bizim yine insiyatifi ele almamız gerekiyor galiba. Tamam yasımızı tutalım, gözyaşımızı akıtalım, yardımımızı yapalım, ama bunu lütfen unutmayalım. Bugün ekeceğimiz tohumların yarınımızı yaratacağını hep hatırlayalım lütfen.

Kimseden bir şey beklemeden ben yapabilirim diye düşünelim, unutmayalım ancak biz değişirsek dünya değişiyor.

* Lütfen düşüncelerinizi bana yazın, birlikte karar verelim ne yapabiliriz diye.

8 Ekim 2011 Cumartesi

"Başkalarının Gürültüsünün İç Sesinizi Boğmasına İzin Vermeyin"

Yazının başlığını oluşturan sözler birkaç gün önce kaybettiğimiz Steve Jobs'a ait.  Böylesine sıra dışı bir zekayı bu kadar erken kaybetmek gerçekten çok üzücü.  Hepinize Stanford Üniversitesi'nin mezuniyet töreninde yapmış olduğu konuşmayı dinlemenizi öneririm.  Türkçe alt yazısı var, Google' a yazarsanız mutlaka bu videoya ulaşabilirsiniz. 

Steve Jobs'ın bu sözlerinin düşündürdüklerini sizlerle paylaşmak istedim.  Zaman zaman blogda buna benzer konuları yazsam da birkez daha yazmak iyi olabilir.

"BAŞKALARININ GÜRÜLTÜSÜNÜN İÇ SESİNİZİ BOĞMASINA İZİN VERMEYİN"

Ne kadar doğru bir tesbit...Güzel bir özgürlük tanımı da olabilir. 

Şimdi kendimize dönüp bir bakalım nasıl yaşıyoruz.  Başkalarının düşünceleri, değerlendirmeleri, yargıları bizim için ne kadar önemli.  Farklı olmayı mı seçiyoruz, yoksa akıntıya kaptırıp kendimizi sorgulamadan, düşünmeden bize dikte edilen doğrularla mı yaşıyoruz.  Nedir cevabımız...

Başkaları ile aynı olmak daha mı güvenli geliyor bize...Sokakta yürürken birbirinin çok benzeri insanlar görmüyor musunuz.  Aynı saç modelleri, aynı saç rengi, aynı marka çantalar, ayakkabılar, telefonlar.  Artık başörtüleri bile aynı şekilde bağlanıyor...Her ne kadar kendi tarzınızı yaratmak en doğrusu dense de, kaçımız bunu başarabiliyoruz.  

Peki içimizdeki biz ne durumda...İçimizdeki ses bazen çığlıklar atsa da  acaba onu duymamazlıktan mı geliyoruz.  İçimizdeki ses  zaman zaman bilinenin, şekillendirilenin dışında şeyler söyler.  Durup zaman zaman dinliyor muyuz acaba. 

Adım at, değiştir, sen buraya ait değilsin, kendine saygılı davran...Bazen bunları duyarız içimizden...Ama duymamazlıktan geliriz...

Gerçek özgürlük, yaratıcılık içimizin ve dışımızın dengeye gelmesi ile başlar, eğer iç sesimle uyumlu bir şekilde akabiliyorsam huzurlu, mutlu, sevgi dolu neşeli olurum...Bu hislerim açığa çıkmış ise evet ben dengedeyim demektir.  Başkalarını gürültüsü artık çok uzaklardadır.

Şimdi geçelim aynanın karşısına, gözlerimizin içine bakarak soralım kendimize: SEVGİLİ İÇ SESİM BANA BUGÜN NE DİYOR.

Sevgiyle kalın...

Not: Yorum bırakmak için yazının altında görünen yorum bağlantısını kullamak gerekiyor. Güvenlik açısından benim onayımdan sonra yorumlarınızı görebilirsiniz.