29 Eylül 2011 Perşembe

Bir Bulut Olmak...


Bulutları sever misiniz...Eminim şöyle söylüyorsunuz, eeee bulutları kim sevmez ki.

Ne çok anlam yükleriz bulutlara...Çeşitli şekillere benzetiriz, kimisi oyuncu bir kediye, kimisi de güzel bir meleğe benzer. 

Çok sıcak geçen günlerin ardından ortaya çıkan bulutların getirdiği serinlik bizi nasıl da ferahlatır, öyle değil mi ? Susuz geçen aylardan sonra ortaya çıkan yağmur bulutlarının getirdiği bereketin yarattığı sevinci hepimiz deneyimlemişizdir. Zaman zaman kara bulutlarda dolaşır gökyüzünde, birden içimiz daralır. Şiddetli rüzgarlar esmeye başlar, sağanak yağmurlar, simşekler, fırtınalar.

Yaşamımızda sizce böyle değil mi.  Bazen sanki pırıl pırıl gökyüzünde pamuksu bulutların içindeyiz adeta. Mutluluk ve huzurla doluyuz.  Etrafımıza gülen gözlerle bakıyoruz, adeta kanatsız melekler gibiyiz.  Sonra bir anda bir olay, bir durum ya da bir kişiye bağlı olarak içimiz simsiyah bulutlarla kaplanıyor.  Fırtına gibi esmeye başalıyoruz, önümüze gelen herşeyi yıkıp geçiyoruz ya da içimizde büyük patlamalar yaşıyoruz ve kendimize zarar veriyoruz.  Sonra bu fırtına hali geçip tekrar güneş açtığında pişmanlık içinde kıvranıyoruz, adeta kendimizi tanıyamıyoruz.  Bütün bunları yapan, söyleyen ben miydim ?

Şimdi kendimize soralım...Duygularımız neden bu kadar inişli çıkışlı...Neden zaman zaman kendimizi tanıyamayacağımız noktalara geliyoruz.  İçsel mutluluk ve huzur halimi kalıcı yapabilmenin bir yöntemi var mıdır acaba...

Her sabah güne başlarken güzel bir müzik eşliğinde kendimize ayıracağınız beş ya da on dakikalık sessizlik hali, gün boyunca dingin, sevgi dolu kalabilmemizi sağlıyacaktır. Çünkü huzur, mutluluk, sevgi, neşe gibi hisler bizim doğuştan getirdiğimiz özelliklerimizdir. Korku, öfke, endişe, kızgınlık gibi duygular ise bizim sonradan öğrendiğimiz duygulardır. Eğer ben doğuştan getirdiğim hislerime odaklanırsam, duygularımı çok daha kolay yönetebilirim. Tek yapmam gereken şey;  gerçek BEN'e  odaklanarak yaşamaktır.

Şimdi bir seçim yapalım, endişeli, huzursuz, kızgın, sürekli homurdanan, fırtına gibi esen kara bulutlar gibi mi yoksa huzurlu, mutlu, özgür, sevgi dolu olan serinlik veren ve bir meltem esintisi getiren bir bulut mu olacağım.

Unutmayın seçim tamamen bana bağlı, neyi seçersem onu yaşarım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder