10 Ocak 2011 Pazartesi

Önce İçime Sonra Dışıma...


Sabah işe gitmek için hazırlanmaya başlarız.Kimimiz bir gece önceden hazırlarız giysilerimizi,ama pek çoğumuzda sabah karar veririz...
"Bugün önemli bir gün daha dikkatli giyinmeliyim,şu gri pantalon takımı bana çok yakışıyor,içine de mürdüm rengi bluzumu giyerim, canım arkadaşımın bana hediye ettiği şu küpelerde çok uyacak bu bluzla.Ah çantamı değiştirmeliyim,füme çantamı almalıyım,çanta ve ayakkabı uyumuna dikkat...Sıra geldi makyajıma,nemlendiricim,fondötenim(bu fondöten de çok iyi çıktı),
gözlerime sadece kalem ve rimel yeter,bir de rujumu sürdüm mü hazırım artık...Ooo muhteşem görünüyorum...Aaah parfümü unuttum...
Evet artık hazırım,çıkabilirim...Eldivenlerimi de unutmayayım,el kremimi de sürmeyi unuttum telaştan soğuktan perişan oldu ellerim..."
Pek çoğumuz için tanıdık sahneler değil mi...Belki sevgili beyler bu kadar detayla uğraşmasalar da onlarda takımlarına uygun gömlek,kravat,çorap v.b konularda seçimler yapıp,
kararlar veriyorlar...
Kendimize özen göstermek,özsaygımızın ve başkalarına saygının bir ifadesi aslında...
Peki dış görüntümüze gösterdiğimiz özeni düşüncelerimizi de gösteriyor muyuz...Yoksa elimize geçen şeyi üstümüze geçirmek gibi, zihnimizin ürettiği her düşüncenin içinde mi buluyoruz kendimizi...
Sabah uyandığımız da bazen çok mutlu hissederiz,bazen de karamsarlığın en dipsiz kuyularında buluveririz kendimizi...
Gerekli,gereksiz,olumlu,olumsuz pek çok düşünce geçer gün boyunca aklımızdan...Peki bunların ne kadar farkındayız acaba...Zaman zaman bir rapor okurken bir anda kendimizi geçen yıl yaptığımız bir yolculukta ya da yeni bir tatili hayal ederken buluveririz değil mi...
Sabah uyandığımız andan itibaren giysilerimizi seçerken gösterdiğimiz özeni,uyum arayışını, zihnimize de göstermemizi bize unutturan şey ne olabilir acaba...
"Yataktayım...Uyandım...Gözlerimi açmadan,düşünüyorum...Bugün önce iç dünyamı giydireceğim...Önümde bir çekmece...Açıyorum...Mücevherlerle dolu...Her bir mücevher bir erdem...Önce huzur kolyemi alıp takıyorum boynuma...sevgi küpemi bir kulağıma,mutluluğu diğer kulağıma, cömertlik yüzüğümü takıyorum parmağıma...Kimse bilmiyor ama olumluluk
tacını takıyorum başıma...Şimdi hazırım artık gözlerimi açmaya,dışımı giydirmeye."
"Söylediklerinize dikkat edin düşüncelere dönüşür,
Düşüncelere dikkat edin duygularınıza dönüşür,
Duygularınıza dikkat edin davranışlarınıza dönüşür,
Davranışlarınıza dikkat edin alışkanlıklarınıza dönüşür,
Alışkanlıklarınıza dikkat edin değerlerinize dönüşür,
Değerlerinize dikkat edin karakterinize dönüşür,
Karakterinize dikkat edin kaderinize dönüşür."GANDHI






2 yorum:

  1. Üzerinde uzun uzun düşüneceğim bir yazı, ellerine saglik Meltem ablacım...

    YanıtlaSil
  2. cok guzel bir yazi Meltem hanim.... ozellikle de 'Kendimize özen göstermek,özsaygımızın ve başkalarına saygının bir ifadesi aslında...
    Peki dış görüntümüze gösterdiğimiz özeni düşüncelerimizi de gösteriyor muyuz...Yoksa elimize geçen şeyi üstümüze geçirmek gibi, zihnimizin ürettiği her düşüncenin içinde mi buluyoruz kendimizi...' kismi ve 'olumluluk' tacini takmak ne guzel dusunceler.. her zaman olumlu olmayi ogrettiniz zaten is hayatimiz boyunca sizle calisirken olumusluk adina hic bir sey hatirlamiyorum.. yazilarinizi esimle ilgi ile takip ediyoruz.. tesekkurler..

    YanıtlaSil